Fidelity global makro direktörü Jurrien Timmer, olası bir yapay zekâ balonunun hisse senetlerinde değil, borç piyasalarında oluşabileceğini söylüyor. Yapay zekâ bulut sağlayıcısı CoreWeave‘in tahvillerinin getirisi geçen hafta %15’in üzerine çıktı, üstelik hisse değerlemeleri gerilerken.
Hisse değerlemelerinde yaşanan geri çekilme, şirket kârlarının artmaya devam ettiği bir dönemde gerçekleşiyor ve Timmer bu tabloyu güven verici buluyor. Ancak kredi yatırımcıları aynı altyapı inşasının bir kısmını batık borçlu gibi fiyatlıyor.
Kredi Piyasası, Yapay Zekâ Balonu İçin Kırmızı Alarm mı Veriyor?
Timmer, X üzerindeki bir gönderi dizisinde yapay zekâ çağındaki fiyat hareketlerini 1998-2000 internet patlaması dönemiyle karşılaştırdığını belirtti.
Sponsorlu

Sponsorlu
Geçmişte telekomünikasyon sektörü, fiber optik ağlar fazlaca büyütülünce balon riskine ilk işareti vermişti. Bu sinyal dot-com hisse senetlerinden değil, borç tarafındaki piyasalardan gelmişti.
Timmer, o dönemin Bloomberg çöp tahviller endeksini bugünkü CoreWeave getirisiyle kıyasladı. Timmer, bu karşılaştırmanın kendisini endişelendirdiğini söyledi.
Timmer, yüksek dereceli yapay zekâ borçlularının hâlâ istikrarlı göründüğünü belirterek büyük bulut şirketlerinin mali temellerinin sağlam olduğuna dikkat çekiyor.
Ayrıca yüksek faizli yapay zekâ şirketlerinde oluşan stresin, altyapı inşasında daha disiplinli bir yaklaşımı zorunlu kılabileceğini sözlerine ekliyor. Böylece yatırımlar, daha sürdürülebilir bir tempoya inebilir.
Tahvil Piyasası, CoreWeave Hakkında Yanılıyor mu?
CoreWeave yolculuğuna bir kripto para madencisi olarak başlıyor, şimdi ise yapay zekâ işlem gücünü kiralıyor. CNBC‘ye göre şirketin 2031’de vadesi dolan tahvillerinin geçen perşembe günkü getirisi %15,78‘e ulaştı. Şirket borcunun beş yıllık temerrüt sigortası ise bir süreliğine yıllık %11’den fazlaya çıktı.
S&P Global, CoreWeavei yatırım yapılabilir seviyenin altında olan B+ notu ile değerlendiriyor. Şirketin borcu 2025 sonunda 21 milyar dolardan 30 Haziran itibarıyla 35 milyar dolara çıktı, resmî verilere göre. Aynı dönemde, 640 milyon dolarlık net faiz gideri şirketin ikinci çeyrek gelirinin yaklaşık dörtte birini yuttu.
Buna karşın, CEO Mike Intrator bir notunda CNBC‘ye şu açıklamayı yaptı: ’Sözleşme stoğumuz borçlarımızı fazlasıyla karşılıyor. Sözleşme stoğu, 30 haziran itibarıyla 104 milyar dolar seviyesini bulmuş durumda.
Öte yandan Citiden ABD yazılım araştırmaları ortak başkanı Tyler Radke, son satış dalgasını zayıf talebe değil, artan borçlanma maliyetlerine bağlıyor.
Buradaki asıl soru şu: Sıkılaşan kredi koşulları fazla harcamayı mı törpüleyecek yoksa büyümeyi mi baltalayacak? Tahvil veri şirketi BondCliQ‘nun CEO’su Chris White, yapay zekâ borç fazlasının ABD hükümetinin borçlanma maliyetine de yükseliş getirebileceğine dikkat çekiyor.

