Venezuela‘nın Elitleri Yanılıyor: Ülkenin Dolar’a Neden İhtiyacı Var?

Özet:Profesör Steve Hanke, Venezuela elitlerini para değer kaybı konusunda eleştiriyor ve dolarizasyonun ekonomiyi nasıl canlandırabileceğini açıklıyor.

Venezuela‘daki iş dünyasının önde gelenleri, bolivar’ın yerine ABD dolarının geçmesinin ülkenin dövizini dolar karşısında devalüe etme imkanını tamamen ortadan kaldıracağından ve bu durumun Venezuelayı rekabetçi olmaktan uzaklaştıracağından endişe ediyor.

Ancak bu endişeler yersiz. Çünkü birçokları, bazı seçkin çevrelerde sürekli dillendirilen devalüasyon iddialarının cazibesine kapılarak bir ülkenin devalüasyonla refaha ulaşabileceğine inanıyor.

Oysa aynı iddianın sürekli tekrarlanıyor olması, sağlam gerekçeler ile desteklenmediğinde hakikatin yerini tutmuyor.

Sonuçta yerel para biriminin devalüasyonunun rekabet gücü ve refah yarattığı iddiası kulağa inandırıcı gelse de bu sadece bir safsata: Gerçekle pek ilgisi yok.

Venezuela Para Birimini %99,9 Oranında Devalüe Etti: Peki Nerede Bu Refah?

Eğer devalüasyonla refah mümkün olsaydı, Venezuela dünyanın en refah ülkelerinden biri olurdu.

2007den bu yana bolivar ciddi bir değer kaybı yaşadı ve ABD doları karşısında neredeyse tüm değerini (%99,9999) yitirdi.

Bu dönemde Venezuela ekonomisi adeta çöktü; kişi başına düşen GSYİH, 100 endeksinden 37,22ye geriledi. Bu tablo refah değil yoksullaşma demek.

Venezuelada Para Birimi Son 3 Yılda Nasıl Çöktü?

Peki, servetini büyüten bunca iş insanı neden hâlâ devalüasyon safsatasını tereddütsüz tekrarlıyor?

Bunun nedeni, birçoğunun merhum David Hendersonın (Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü (OECD) Eski Başekonomisti) “Kendi Başına Ekonomi” (DIY-Ekonomi) olarak adlandırdığı yaklaşımı benimsemesi.

DIY-Ekonomi, tembelliğin ürünü yüzeysel düşüncenin kısa adı. Bu yaklaşımda, yarım yamalak teoriler ve kulaktan dolma reçeteler gelişigüzel ortaya atılıp tekrarlanıyor.

Ortaya çıkan yanlış inanışların ise ne ekonomi teorisiyle ne de verilerle ilgisi var.

Ekvadorda Dolarlaşma, Devalüasyon Efsanesini Yıkıyor

Para birimi devalüasyonları üzerine yapılan ciddi araştırmalar, bu iddianın özünde bir safsata olduğunu ortaya koyuyor.

Devalüasyon ve ihracat arasında bir ilişki bulunsa da bu bağ pozitif değil tam tersi negatif. Fakat DIY-Ekonomi‘ye göre hareket eden iş insanları aksini savunmaya devam ediyor. Ekvador’dan gelen veriler bu konuda yapılan ciddi bilimsel araştırmalarla da örtüşüyor.

1998‘den 2000 yılının ilk haftasına dek Ekvador’un sucre‘si ABD doları karşısında %75,6 değer kaybetti; ekonomi adeta iflas etti. Bunun üzerine Başkan Jamil Mahuad, 9 Ocak’ta yaptığı açıklamada sucrenin tarihe karışacağını, müzelik olacağını ve yerine ABD dolarının geleceğini ilan etti.

Dolarlaşma Ekvadorda Enflasyonu Nasıl Düşürdü?

Dolarlaşmadan bu yana Ekvadorun ihracatı GSYİHden çok daha hızlı arttı.

Zamanında bir mini petrol devleti olan Ekvador, ihracata dayalı bir ekonomiye dönüştü. Petrol dışı ihracatları yıllık %7,1 bileşik büyüme oranıyla neredeyse GSYİHnin iki katı (%4,3) hızına ulaştı.

Özellikle vurgulanmaya değer petrol dışı ihracat kalemi ise karides sektörü oldu. Dolarlaşma sonrasında Ekvadorun karides endüstrisi uluslararası rakiplerini adeta arenadan sildi.

Sektör bugün Ekvador nüfusunun %1,6‘sına iş sağlıyor ve ülkenin GSYİH’sine %6 katkı sunuyor. Bu oran, otomotiv endüstrisinin Almanya ekonomisine yaptığı katkıdan bile fazla. Boşuna dememişler; “Bazen bir tablo, bin söze bedeldir.”

Artık devalüasyon safsatasını çöp kutusuna göndermenin vakti geldi.

Feragatname

Bu makaledeki görüşler yalnızca yazarın kişisel görüşlerini temsil eder ve bu platform için yatırım tavsiyesi teşkil etmez. Bu platform, makale bilgilerinin doğruluğunu, eksiksizliğini ve güncelliğini garanti etmez ve makale bilgilerinin kullanılması veya bunlara güvenilmesinden kaynaklanan herhangi bir kayıptan sorumlu değildir.
Önceki Gönderi

Fedden Williams, yapay zeka tedarik sıkışıklığının 2 yıldan uzun sürmesini bekliyor

Sonraki

Bitcoin, altından daha büyük ve “daha az volatil” olacak: “The Bitcoin Standard” yazarı